***
Hatırlarsınız, Mehmet abinin Yazlık Köyünün geleceği ile ilgili bir yazısını yayınlamıştık. Bu Mehmet abi, bir problem adam. Ezberlerimizin yetmediği konulara düşkünlüğü var. Şimdi insanları düşünmeye zorlamanın zamanı mıydı? Yazı hak ettiği ilgiyi görmedi. Bilgili- bilgisiz, her konuda düşünce üretenlerin, köylerinin geleceği ile ilgili söyleyecek sözlerinin olmamasını biraz garipsedim. Neyin nerede yapılacağını iyi bildiklerine göre, bu yazının yeri burası değil diye düşünmüş olabilirler. Bana sorarsanız; tüketim toplumunun üretimden uzak kültürü, yaşadığı anın ötesine geçemeyince, yarınla ilgili kaygıları dert etmez. Kurtardığı bugünle avunanların geleceğe dair öngörüsü olmaz. Neyse…
***
Yazlık köyünün içinde bulunduğu süreç çok doğal olarak Türkiye’nin gerçekleriyle örtüşen bir seyir izliyor. Yazlık köyünün sahip olduğu özellikler, ne yazık ki bir değer yansıması olarak hak ettiği karşılığı bulamıyor. Tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve zenginlikleri, gurbet ve hasret sarmalında sıkışmış bir ömür sürüyor. Çok derinlemesine bir düşünce trafiğine girmeden ormanlarını, yaylalarını, manganez madenlerini, kilise kalıntılarını, kalelerini rahatlıkla seçebiliriz. Bunların karşılığı olarak en azından orman ürünlerinin, hayvancılığın, madenciliğin, turizmin ve bazı dağcılık sporlarının öne çıktığını görebiliriz. Kuşkusuz bu alanların herbiri ayrı ayrı inceleme konusu olabilecek önemdeler.
***
Mehmet abi, köyümüzün yetişmiş insan potansiyeline atıfta bulunarak bir komite oluşturulmasını ve ardındanda köyümüzün geleceğinin tartışılacağı bir panel düzenlenmesini öneriyor. Bence böyle bir komite tüzel bir kimlikle yola çıkmalı. İyi niyetle yürütülebilecek çalışmalar ister istemez bir yere kadar gidebilir ve kaçınılmaz olarak çok geçmeden güç kaybına uğrarlar. Komitede görev yapacak kişiler, ülkemizin özellikle büyük şehirlerini de kapsayacak bir genişlikte aranmalıdır. Böyle bir komite; Trabzon milletvekilleri, Trabzon Valiliği, Trabzon Belediye Başkanlığı, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Maçka Kaymakamlığı, Maçka Belediye Başkanlığı, Yazlık Köyü Muhtarlığı ve Yazlık Köyü Kültürel Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile çok yakın bir ilişki içinde olmalıdır. Çalışmalarını belirli periyotlarda paylaşıma açmalı, gidişatla ilgili bilgi alışverişinde bulunmalıdır. Panel, düşüncenin düşünceyi açacağı bir uygulamanın öne çıktığı bir etkinlik olarak, bu yıl üçüncüsünü düzenleyeceğimiz şenlik programı içinde yer almalıdır. Panel sonunda ortaya çıkan görüşler doğrultusunda izlenecek yol, önceliklerine göre belirlenmelidir. Bu konuda şimdilik bu kadarla yetinelim. Zaman hangi düşüncelerle kapımızı çalar bilemiyorum.
***
Gelelim Mehmet abinin son yazısına. Siteyi sürekli takip edenler, sitede yayınlanan yazılarla ilgili nasıl bir yol izlediğimiz konusunda bilgi sahibidirler. “DOLUSAVAK” ve “BARİKA-İ HAKİKAT MÜSADEMEYİ EFKARDAN DOĞAR” başlıklı yazılarımız, merak edenler için epeyce bilgi içermektedir. Ayrıca yine “ZİYARETÇİ DEFTERİ” adlı yazımızda da, ziyaretçi defterimizin kullanımıyla ilgili, düşüncelerimizi aktarmıştık.
***
Şimdi sitede yayınlanan tüm yazıların sorumlusu olarak “siyasi yazılar” hikayesine değinmek istiyorum. Altını yeniden çiziyorum . Yazarlarımızdan Yusuf BULUT ve Celal AKAÇ bize özel yazı yazmıyorlar. Yazılarını yayınlayan günlük gazeteleri var. Biz bu yazılardan, ülkenin gündemine uygunluklarını ve birbirine aykırı görüşler taşımalarını kriter olarak kullanıp, uygun olanlarını seçip yayınlıyoruz. Bir konuda görüş belirtirken şu soruyu kendimize sormalıyız: Düşüncelerimizin doğruluğundan ne kadar eminiz? Örneğin, meraklıları bize sorarsa; “siyasetle bir yere varamayız” yargısına, derin bir siyasi birikimin sonucunda mı vardınız? Siyaseti; A Partisi, B Partisi, C Partisi yandaşlığı olarak mı yorumluyorsunuz, yoksa toplumsal bilimlerden biri olduğu gerçeğinden hareketle mi bu tespitleri yapıyorsunuz? Ne cevap vereceğimizi iyi bilmeliyiz. Öyle “ben hoşlanmıyorum, doğru bulmuyorum, yeri burası değil” gibi anlatımlar, bilimsel değeri olmayan boş cümleler olarak, birisi patlatana kadar havada balon gibi dolaşır dururlar.
***
Bizim sitemiz, her düşünceye eşit mesafede durmaya özen gösteriyor. Saygıyı ve sevgiyi esas alan, köyümüzü ve ülkemizi kucaklayan, bütünleştiren anlayışlarda taraf olduğumuz söylenebilir. Birbirine karşı duran görüşlerle, geniş bir düşünce alanı sağlamaya çalışıyoruz. Herkesin doğrusunun, hayatın doğrusu karşısında gücünü gösterme şansı olsun istiyoruz.
***
Mehmet UZUN ve Nazım ESMER, Yazlık Köyü sevdalıları olarak bir görevi ellerinden geldiğince yürütme gayreti içindeler. Herşeyi en iyi biz yaparız havasında değiller. Yapıcı eleştirileriniz, yanlışların azaltılmasında ve eksikliklerin gidermesinde yol gösterici bir işlev üstlenmektedir. Bu nedenle de ziyaretçi defteri önem kazanmaktadır. Sevgili Dursun BULUT’un vurguladığı gibi, düşünce alanımızı özelden genele doğru biraz açarasak daha faydalı oluruz inancındayız. Unutmayalım, “ben”den kurtulmadan “biz” olmak çok zordur.
***
Herkese en içten duygularla selamlar, sevgiler, saygılar… |