İki farklı ülkede aynı yasaların yürürlükte olduğunu varsayalım; İki tarafta aynı yasa metni olsa bile uygulamada inanılmaz farklılıklar görülür. Birisinde yasanın getirdiği yasaklar kesin olarak egemen olurken, diğerinde yasa uygulayıcının o olayın gelişimine insani boyutunu da gözeterek bazı esneklikler oluşur. Öyle olunca da hem halkın gönlü hoş olur hem de insani boyut ön planda tutulduğu için uygulamadan dolayı oluşan pek çok sorun kendiliğinden yok olur.
Kısaca; yasalar kesin kuraldır, ancak her olayda yasa uygulayıcının göstereceği küçük fakat akıllıca hoşgörü sorunu daha başından yumuşatır ve insan onuruna yaraşır şekilde çözer.
Günümüzde görülen o ki yasa uygulayıcılar, “yasaları” kendilerine verilmiş bir araç gibi kullanmaktadırlar.
Elbette bu tezimi genelleyemem, kendisini halka adamış pek çok görevlinin var olduğunu biliyorum. Ne var ki yasa uygulayıcıların hatası, daha doğrusu yasaları tam olarak algılayamamaları sonucu, oluşan zarar ve ziyanın istatistiği henüz kayıt altına alınmamıştır.
Yaşanan iş ve trafik kazalarının ne kadarı yasa uygulayıcıları tarafından oluşturulduğu da bir gün mutlaka kayıt altına alınacaktır.
* * *
Geçenlerde, yine Doğu Karadeniz tarafına gitmek duygularım kabardı. Hazırlandım çıktım yola.
İnsan yaşlılığa adım atınca eski özelliklerinin pek çoğu kayboluyor. Daha önceleri iki saat yol alınca durur dinlenirdim. Şimdilerde o kadar dayanamıyorum bir, bir buçuk saatlik yolu gidince durup dinlenmek istiyorum.
Samsundan Hopa’ya kadar yapılan çift yol, çok önemli bir hizmeti yerine getiriyor. Çevrecilerin itirazlarını saklı tutarak bu yolu çok önemsiyorum.
Yapılması için talepte bulunanlardan tutun da emeği geçen herse teşekkür etmek isterim.
Ancak;
Bu dev inşaatın projesini yapanlar, o projeyi onaylayanlar teşekkürü hak edemediler.
Çünkü Samsundan Hopaya kadar uzanan bu uzun yolda giderken yorulan ve o nedenle kaza yapan insanların vebalinden kurtulamazlar.
Dilenme yerleri tıpkı Ankara İstanbul otoyolunda olduğu gibi projenin içinde yoktur.
Termeyi geçince, Evci Belediyesi ağaçlar arasında bir park yeri düzenlemiş. Orayı bilenler yahut fark edenler girip dinlenebilir. Ora dışında Hopa’ya kadar hiçbir yerde nizami bir dinlenme yeri yoktur. Projenin bütünü içinde düşünüldüğünde bu durumu cinayet nedeni olarak algılamaktan kurtulamıyor insan. Milyar dolarlık bir yatırım düşünün, insanın mutluluğu için yapılmış. Uygulamaya bakıldığında ise potansiyel bir ölüm projesi.
Dev bir proje ve yapılan onca masraf sonrası insan hayatını riske sokan bir yol oldu Karadeniz oto yolu.
Bu projede imzası olan pek çok kişinin insanlık anlayışını sorgulamak gerekmez mi?
Samsun’dan Hopa’ya yahut Hopa’dan Samsun’a kadar arabası ile gidecek olanlar, bu eksiği bilerek yola çıkmalı.
Projenin bu hayati eksikliğini fırsata dönüştürebilecek, yol boyundaki Belediyeler bu durumu değerlendirmek için şimdilik hiçbir gayret göstermiyor.
Özel sektör ise öncelikle kendi kazancını hesap eder. O nedenle yolcu ihtiyaçlarının tümüne cevap vermeyebilir.
Devletin hangi birimi ilgilenir bilmem ama bu Karadeniz çift yolunun rehabilitesi mutlaka devletçe yapılmalı, kontrol altına alınarak yeniden düzenlenmelidir.
Aksi halde, daha sonraki günlerde “eyvah!” demek hiçbir anlam ifade etmeyecek. |